reklam
“YA İSTİKLAL YA ÖLÜM”: SİVAS KONGRESİ’NİN ÜZERİNDEN 107 YIL GEÇTİ

“YA İSTİKLAL YA ÖLÜM”: SİVAS KONGRESİ’NİN ÜZERİNDEN 107 YIL GEÇTİ

Bir milletin kaderini değiştiren kararlar 4 Eylül 1919’da Sivas’ta alındı. Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde toplanan Sivas Kongresi, manda ve himaye fikrini kesin biçimde reddederek milli bağımsızlık iradesini ortaya koydu. Aradan 107 yıl geçmesine rağmen o gün Sivas’ta yükselen “ya istiklal ya ölüm” kararlılığı, Cumhuriyet’in kuruluş sürecinin en güçlü sembollerinden biri olmayı sürdürüyor.

Milli Mücadele’nin en kritik dönemeçlerinden biri olan Sivas Kongresi’nin üzerinden 107 yıl geçti.

Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkmasıyla başlayan Milli Mücadele, Amasya’dan Erzurum’a, Erzurum’dan Sivas’a uzanan tarihi bir yolculuğun ardından Sivas’ta yeni bir dönemece girdi.

Mustafa Kemal Paşa, 27 Haziran 1919’da geldiği Sivas’ı Milli Mücadele’nin en önemli merkezlerinden biri haline getirdi. Erzurum Kongresi’nin ardından 2 Eylül’de yeniden Sivas’a gelen Mustafa Kemal Paşa ve beraberindeki heyet, burada Anadolu’nun kaderini değiştirecek kongre için hazırlıklara başladı.

Ve tarih 4 Eylül 1919’u gösterdiğinde, bugün Atatürk ve Kongre Müzesi olarak kullanılan binada tarihi kongre başladı.

“MANDA VE HİMAYE KABUL OLUNAMAZ”

Mustafa Kemal Atatürk başkanlığında gerçekleştirilen Sivas Kongresi’nde, ülkenin geleceğine ilişkin kritik kararlar görüşüldü.

Kongrenin en önemli başlıklarından biri manda ve himaye tartışmasıydı. 8-9 Eylül günlerinde yoğunlaşan tartışmaların ardından bağımsızlık iradesi kesin bir biçimde ortaya konuldu.

Kongrede alınan kararların özünü ise tek bir cümle özetliyordu:

“Manda ve himaye kabul olunamaz.”

Bu karar, işgal altındaki Anadolu’da bağımsızlık fikrinin ne kadar güçlü olduğunu dünyaya ilan eden tarihi bir dönüm noktası oldu.

“BİR ÖĞRENCİNİN SÖZLERİ TARİHE GEÇTİ”

Sivas Kongresi’nin en çarpıcı anlarından biri ise genç tıbbiyeli Hikmet’in manda tartışmaları sırasında Mustafa Kemal Paşa’ya yönelik sözleri oldu.

Genç Hikmet, arkadaşları adına bağımsızlık mücadelesine katılmak üzere Sivas’a geldiğini belirterek manda fikrini kabul etmeyeceklerini açıkça ifade etti.

Bu sözler karşısında Mustafa Kemal Paşa’nın cevabı ise Milli Mücadele’nin ruhunu anlatan tarihi bir parolaya dönüştü:

“Ya istiklal ya ölüm.”

O an yalnızca bir kongre salonunda yaşanan bir tartışma değildi. Anadolu’nun işgal karşısındaki iradesinin, bağımsızlık kararlılığının ve millet egemenliği düşüncesinin güçlü bir ifadesiydi.

MİLLİ İRADENİN YOLU SİVAS’TAN GEÇTİ

4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında gerçekleştirilen Sivas Kongresi, yalnızca alınan kararlarla değil, taşıdığı siyasi ve tarihi anlamla da Milli Mücadele’nin en önemli kilometre taşlarından biri oldu.

Yurdun farklı bölgelerinden gelen temsilcilerin katılımıyla gerçekleştirilen kongrede, bütün Anadolu’yu kapsayan bir Heyet-i Temsiliye oluşturuldu. Böylece milli hareketin ülke genelindeki örgütlenmesi güçlendi ve milli iradenin siyasal zemini daha da sağlamlaştı.

Sivas, aynı zamanda 108 gün boyunca Milli Mücadele’nin merkezi olarak tarihe geçti.

Burada alınan kararlar, ilerleyen süreçte büyük zaferin ve Cumhuriyet’in kuruluşunun önünü açtı. 9 Eylül 1922’de gelen zafer ve 29 Ekim 1923’te ilan edilen Cumhuriyet, Sivas’ta güç kazanan milli egemenlik ve bağımsızlık fikrinin tarih sahnesindeki en büyük sonuçları oldu.

107 YIL SONRA AYNI KARARLILIK

Bugün 107 yıl geriye bakıldığında Sivas Kongresi, yalnızca geçmişte kalmış bir kongre değil; bağımsızlık, milli egemenlik ve millet iradesinin simge olaylarından biri olarak önemini koruyor.

107 yıl önce Sivas’ta bir araya gelen vatanseverlerin ortaya koyduğu irade, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolu şekillendirdi.

O gün Sivas’ta yakılan bağımsızlık meşalesi, Cumhuriyet’in ilanıyla taçlandı.

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM