Mersin tarımında önümüzdeki dönemin öncelikleri yeniden şekilleniyor. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program ile birlikte tarım ve gıda sektöründe verimlilik, teknoloji kullanımı, planlı üretim ve katma değerin artırılması hedefleniyor.
Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, yeni dönemde tarımsal üretimin yalnızca miktar artışı üzerinden değil, kaynakların daha etkin kullanılması ve daha yüksek ekonomik değer oluşturulması üzerinden değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Program kapsamında stratejik ürünlerin üretiminde arz ve talep dengesi, yeterlilik düzeyi, su kaynakları ve bölgelerin üretim potansiyelinin dikkate alınması öngörülüyor. Genel Tarım Sayımı sonuçlarının da üretim planlamasına katkı sağlaması ve tarım politikalarının daha verimli bir yapıya kavuşması bekleniyor.
Yeni dönemde gübre, bitki koruma ürünleri ve aşı gibi temel tarımsal girdilerde yerli üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Yerli genetik kaynakların korunması, geliştirilmesi ve ıslah edilmesi de tarımsal üretimin geleceği açısından önemli başlıklar arasında bulunuyor.
Bu çalışmalarla birlikte tarım sektörünün dışa bağımlılığının azaltılması ve üretimin daha planlı hale getirilmesi amaçlanıyor.
Tarımda teknolojik dönüşüm de yeni dönemin dikkat çeken başlıklarından biri olacak. Ar-Ge yatırımları, yenilenebilir enerji, modern sulama altyapısı ve dijital teknolojilerin daha yaygın kullanılması hedefleniyor.
Yapay zekâ, hassas tarım uygulamaları ve veriye dayalı analizlerin üreticilerin karar alma süreçlerine daha fazla dahil olması bekleniyor. Böylece su, enerji ve diğer üretim kaynaklarının daha verimli kullanılması hedeflenirken, üretim maliyetlerinin de aşağı çekilmesi amaçlanıyor.
Tarımsal sanayide ortaya çıkan yan ürünlerin işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi de sektörün ekonomik büyüklüğünü artırabilecek önemli alanlardan biri olarak öne çıkıyor.
İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine karşı da yeni önlemler gündemde. Erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi ve değişen iklim koşullarına dayanıklı ürün çeşitlerinin geliştirilmesi önem taşıyor.
Bunun yanında sözleşmeli üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve üreticilerin karşı karşıya kaldığı riskleri azaltacak kapsamlı bir tarımsal risk yönetim sisteminin oluşturulması hedefleniyor. Özellikle küçük üreticilerin üretimde kalabilmesi açısından bu adımların kritik olduğu değerlendiriliyor.
Tarım politikalarının bir diğer önemli ayağını ise üretim maliyetlerinin azaltılması oluşturuyor. Gıda fiyatlarının enflasyon hedefleriyle uyumlu seyretmesi için dış ticaret ve destekleme politikalarının birlikte yürütülmesi planlanıyor.
Yeni dönemde tarım ve gıda sektörünün enerji, teknoloji ve diğer stratejik alanlarla birlikte değerlendirilmesiyle yapısal sorunlara daha kalıcı çözümler üretilmesi amaçlanıyor.
Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, ortaya konulan hedeflerin başarıya ulaşmasında asıl belirleyici unsurun uygulama aşaması olduğuna dikkat çekerek, belirlenen politikaların kararlı ve istikrarlı biçimde hayata geçirilmesinin önemini vurguladı.