reklam
KİLİKYA YOLU, MERSİN’İN YENİ NESİL TURİZM VİZYONUNUN LOKOMOTİFİ OLACAK

KİLİKYA YOLU, MERSİN’İN YENİ NESİL TURİZM VİZYONUNUN LOKOMOTİFİ OLACAK

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, turizm anlayışının hızla değiştiğine dikkat çekerek, Kilikya Yolu’nun Mersin’in tarihini, kültürünü, gastronomisini ve doğal zenginliklerini bir araya getiren stratejik bir destinasyon projesi olduğunu vurguladı.

Günümüzde turizmde “deniz, kum ve güneş” odaklı yaklaşımın tek başına yeterli olmadığını belirten Çakır, yeni nesil ziyaretçilerin gittikleri destinasyonlarda tarih, kültür, gastronomi ve yerel yaşam deneyimi aradığını ifade etti. Bu dönüşümün Mersin için önemli bir fırsat sunduğunu dile getiren Çakır, kentin doğal güzellikleri, binlerce yıllık tarihi, zengin mutfağı, coğrafi işaretli ürünleri ve üretim kültürüyle yeni nesil turizmin ihtiyaç duyduğu tüm değerlere sahip olduğunu söyledi.

“Kilikya Yolu bir yürüyüş rotasından çok daha fazlası”

Kilikya Yolu’nun yalnızca bir yürüyüş parkuru olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çakır, Tarsus’tan Gülek’e uzanan antik yolların ve kervansarayların, bölgenin yüzyıllar boyunca ticaretin ve medeniyetler arası etkileşimin önemli merkezlerinden biri olduğunu gösterdiğini kaydetti.

Antik kentlerden Göksu Deltası’na, Tisan koylarından antik liman kalıntılarına uzanan rotanın tarih, doğa, gastronomi ve kültür turizmini aynı güzergâhta buluşturabilecek eşsiz bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, Kilikya Yolu’nun yürüyüşçüler, bisiklet tutkunları, doğa sporları meraklıları, tarih araştırmacıları ve gastronomi turistleri için ulusal ve uluslararası ölçekte önemli bir destinasyon olabileceğini söyledi.

“Hedefimiz rota ekonomisi oluşturmak”

Turizm projelerinin başarısının yerel ekonomiye sağladığı katkıyla ölçüldüğünü vurgulayan Çakır, Kilikya Yolu boyunca oluşacak turizm hareketliliğinin konaklama, yeme-içme, ulaşım, rehberlik hizmetleri, yerel ürün satışı ve el sanatları başta olmak üzere birçok sektöre canlılık kazandıracağını belirtti.

Çakır, küçük üreticilerin, kadın kooperatiflerinin, çiftçilerin, zanaatkârların ve genç girişimcilerin bu sürecin doğal paydaşları olması gerektiğini ifade ederek, turizm gelirinin yalnızca kent merkezlerinde değil kırsal bölgelerde de hissedilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Yerel değerler deneyime dönüşecek

Mersin’in coğrafi işaretli ürünleri, yöresel mutfağı ve geleneksel el sanatlarının Kilikya Yolu’nun en önemli tamamlayıcı unsurları olduğuna dikkat çeken Çakır, ziyaretçilerin cezeryenin hikâyesini dinleyebileceği, Anamur muzunun yetiştiği coğrafyayı görebileceği, Mut zeytinyağını tadabileceği ve yerel üreticilerle doğrudan buluşabileceği bir deneyim ağı oluşturulmasının önemine işaret etti.

Kilikya Yolu’nun agro-turizm, gastronomi, ekoturizm ve kültür turizmini bütüncül bir anlayışla buluşturan örnek bir model olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Sürdürülebilir turizm vurgusu

Turizm yatırımlarının bölgenin doğal ve kültürel dokusunu koruyacak şekilde planlanmasının öncelikli hedef olması gerektiğini ifade eden Çakır, büyük ölçekli ve kimliksiz yapılaşmalar yerine butik konaklama tesisleri, yerel mimariye uygun yapılar, gastronomi durakları ve doğa sporlarını destekleyen girişimlerin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.

Sürdürülebilirliğin turizmin önünde bir engel değil, uzun vadeli ekonomik başarının temel koşulu olduğunu vurgulayan Çakır, “Doğasını ve özgünlüğünü kaybeden destinasyonlar rekabet gücünü de kaybeder. Kilikya Yolu’nu güçlü iş birlikleri ve doğru planlamayla geliştirdiğimizde Mersin’i yalnızca ziyaret edilen değil, hikâyesi yaşanan ve yeniden gelinmek istenen bir turizm kenti haline getirebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM