Mersin Cemevi’nde Muharrem ayı dolayısıyla düzenlenen Aşure Lokması programı, binlerce yurttaşın katılımıyla gerçekleştirildi. İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede’nin okuduğu gülbenkle başlayan programda, Zakir Rıza Aydın’ın seslendirdiği deyişler eşliğinde semah dönüldü. Etkinlik, sanatçı Hüseyin Korkankorkmaz’ın seslendirdiği deyişlerle sona erdi.
Programda konuşan Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Muharrem ayının ve aşure geleneğinin taşıdığı manevi anlamı anlatarak, Muharrem’in tüm peygamberlerin dara düştükten sonra kurtuluşa eriştiğine inanılan kutsal bir zaman dilimi olduğunu söyledi. Anadolu Alevileri açısından ise Muharrem denildiğinde öncelikle Kerbela ve Hz. Hüseyin’in hatırlandığını ifade etti.
Kerbela’nın yalnızca tarihsel bir olay olmadığını vurgulayan Kılavuz, “Kerbela, siyaset ve iktidar hırsının insanlığı nasıl felakete sürüklediğinin en acı örneklerinden biridir. Hz. Hüseyin masumiyetin ve mazlumiyetin, Yezid ise zulmün simgesi olmuştur. Kerbela, hak ile haksızlığın, aydınlık ile karanlığın mücadelesidir. Aynı zamanda insan olmanın vicdanıdır.” dedi.
Konuşmasında günümüzde de dünyanın farklı bölgelerinde benzer acıların yaşandığını belirten Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, savaş ve şiddet nedeniyle on binlerce masum insanın mağdur olduğunu söyledi. Komşu Suriye’de Alevilere ve sivillere yönelik saldırıları da kınayan Kılavuz, inanç ve kimlik üzerinden yürütülen şiddetin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“Kerbela yalnızca 1345 yıl önce yaşanmış bir olay değildir. Bugün de dünyanın farklı coğrafyalarında yeni Kerbelalar yaşanmaktadır. Zulmün karşısında durmak, insanlık görevimizdir.” diyen Kılavuz, tüm insanlığı ortak vicdan etrafında buluşmaya çağırdı.
Alevi toplumunun yıllardır dile getirdiği talepleri de paylaşan Kılavuz, cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması gerektiğini belirterek, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde cemevlerinin ibadethane statüsünün yasal güvence altına alınmasını istedi. Devletin milyonlarca Alevi yurttaşın inancını ve taleplerini görmesi gerektiğini ifade eden Kılavuz, eşit yurttaşlık ilkesinin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Sivas Madımak Katliamı’nın yaşandığı binanın utanç müzesine dönüştürülmesi gerektiğini de dile getiren Kılavuz, toplumsal barışın geçmişle yüzleşilerek güçleneceğini söyledi.
Konuşmasının sonunda birlik, dayanışma ve kardeşlik mesajı veren Kılavuz, “Ülkemizde sevginin, hoşgörünün ve kardeşliğin egemen olmasını diliyorum. Muharrem oruçlarımız ve paylaştığımız aşure lokmaları; barışa, birliğe, dayanışmaya ve gönüllerin buluşmasına vesile olsun. Aşure lokmalarımız tüm canlara helal, kabul ve Hak katında makbul olsun.” ifadelerini kullandı.